İÇKİ İLE İLGİLİ AYET ve HADİSLER
AYETLER
[ Sure 2 ]: Bakara
[ Ayet 219 ]: Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki:
Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar
vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana
iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. "İhtiyaç fazlasını" de.
Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.
[ Sure 4 ]: Nisa
[ Ayet 43 ]: Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi
bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar
namaza yaklaşmayın. .... ( ayet devam ediyor.Ben sadece içki ile ilgili
kısmını aldım )
[ Sure 5 ]: Maide
[ Ayet 90 ]: Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar),
fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki
kurtuluşa eresiniz.
[ Sure 5 ]: Maide
[ Ayet 91 ]: Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve
kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık
(bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?
[ Sure 16 ]: Nahl
[ Ayet 67 ]: Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel
gıdalar edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan kimseler için büyük
bir ibret vardır.
[ Sure 47 ]: Muhammed
[ Ayet 15 ]: Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde
bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere
lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada
meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç
bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su
içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
[ Sure 10 ]: Yunus
[ Ayet 4 ]: Allah'ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak
O'nadir. Çünkü O, mahlûkatı önce yaratır, sonra da iman edip iyi işler
yapanlara adaletle mükâfat vermek için geri çevirir. Kâfir olanlara
gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar için kaynar sudan
bir içki ve elem verici bir azap vardır.
[ Sure 37 ]: Saffat
[ Ayet 47 ]: O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş
olurlar.
[ Sure 52 ]: Tur
[ Ayet 23 ]: Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki
yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.
İÇKİ İLE İLGİLİ HADİSLER
Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: Mekke'nin fethedildiği
sene Hz. Peygamber (aleyhissâlatu vesselâm)'i Mekke'de işittim, şöyle
buyuruyordu: "Cenab-ı Allah içki, ölmüş hayvan, domuz ve putun
alım-satımını yasakladı." Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resûlü "ölmüş hayvanların iç
yağı hakkında ne buyurursunuz, zîra onunla gemiler yağların, derilere
sürülür, kandiller aydınlatılır" dendi. Cevâben: "O (nun satışı)
haramdır" buyurdu ve ilâve etti: "Allah Yahudilerin canını alsın. Allah onlara
ölmüş hayvanların iç yağını haram kıldığı vakit bu yağı erittiler,
sonra satıp parasını yediler."
Buhârî, Büyû 112, Meğâzî 50; Müslim, Müsâkât 71 (1581); Ebu Dâvud, Büyû
66 (3486); Tirmizî, Büyû 93, (7, 309-310); İbnu Mâce, Ticarât 11,
(2167).
El-Muğîre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah
(aleyhissâlatu vesselâm) buyurdu ki: "Kim içki satarsa, hınzır kasaplığı da yapsın"
Ebu Dâvud, Büyû 66, (3489).
Ebu Mâlik veya Ebu Amir el-Eş'ari radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Ümmetimden bir kavim, ferci (zinayı), ipeği, içkiyi, çalgıyı helal
addedecektir. Bir kısım kavimler de bir dağın eteğine inecekler. Onların
sürüsünü, çoban sabahları yanlarına getirecek. (Fakir) bir adam da, bir
ihtiyacı için yanlarına gelecek. Onlar adama:
"Bize yarın gel! derler. Bunun üzerine Allah onları geceleyin
yakalayıverir ve dağı tepelerine koyarak bir kısmını helak eder. Geri kalanları
da mesh ederek Kıyamete kadar maymun ve hınzırlara çevirir."
Buhari, Eşribe 6.
Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor: "Halilim Aleyhissalâtu
vesselâm bana şu vasiyette bulundu: "Hiçbir şeyi Allah'a ortak kılma,
hatta param parça edilsen, ateşlerde yakılsan da; bile bile hiçbir
namazını terk etme; kim namazı bile bile terkederse ondan Allah'ın zimmeti
(garantisi) kalkar; içki içme, çünkü o, bütün kötülüklerin anahtarıdır."
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Allah ve ahiret gününe inanan kimse izarsız
hamama girmesin. Kim Allah'a ve ahirete inanıyorsa, bir özrü olmadan
hanımını hamâma sokmasın. Kim Allah'a ve ahirete, inanıyorsa üzerinde içki
bulunan sofraya oturmasın."
Tirmizi, Edeb 43, (2802); Nesai, Gusl 2, (1, 198).
Sevr İbnu Zeyd el-Dîlî anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallâhu anh),
hamr için uygulanması gereken haddin miktarı hususunda (Ashabla)
istişarede bulundu. Hz. Ali (radıyallâhu anh): "Seksen sopa vurulmasını uygun
görüyorum" dedi. Çünkü kişi, içince sarhoş olur, sarhoş olunca hezeyana
düşer (saçmalar), hezeyana düştü mü iftira atar. (İftiranın cezası ise
80 sopadır). Böylece Hz. Ömer (radıyallâhu anh) içki içenler için haddi
80 sopa takdir etti."
Muvatta, Eşribe 2, (2, 842).
İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim (ısrarla) içki içerse dördüncü
sefere kadar kamçılayın, sonra (devam ederse) öldürün."
Ebû Dâvud, Hudud 37, (4482); Tirmizî, Hudud 15, (1444).
İbnu Şihâb (rahimehullah)'a:
"- Köle içki içecek olursa ona tatbik edilecek haddin miktarı nedir?"
diye sorulmuştu, şöyle cevap verdi:
"- Bana ulaştığına göre, ona, hüre verilen cezanın yarısını uygulamak
gerekir. Hz. Ömer, Hz. Osman ve İbnu Ömer (radıyallâhu anhüm ecmain)
içkide, kölelerine, hürlere tatbik ettikleri haddin yarısını tatbik
ederlerdi."
Muvatta, Eşribe 3, (2, 842).
Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Lakabı Hımâr olan bir
adam vardı. Bu zat zaman zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı
güldürürdü. Hz. Peygamber bu adamı, içki sebebiyle dövdürmüştü. Bir gün yine
içki suçuyla getirildi. Resûlullah emretti, celde uygulandı. Cemaatten
birisi: "Allah'ım şu adama lânet et! Kaç sefer içki sebebiyle
getirildi, bir türlü ıslah olmuyor)" diye beddua etti. Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm):
" Ona lânet etmeyin. Allah'a yeminle söylüyorum, bu adam hakkında
bildiğim bir şey varsa o da Allah ve Resûlü'nü (samimiyetle) sevmiş
olmasıdır" buyurdu."
Buhârî, Hudud 5.
Ebû Dâvud'da, Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh)'den kaydedilen bir
rivâyette: "Böyle söylemeyin, fakat şöyle deyin: "Ey Allah'ım, ona rahmet et,
onun taksiratını affet!" buyurmuştur.
Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Sarhoşluk veren her içki haramdır."
Buhârî, Eşribe 4, Vudü 71; Müslim, Eşribe 67-68, (2001); Muvatta,
Eşribe 9, (2, 845); Ebu Dâvud, Eşribe 5, (3682, 3687); Tirmizî, Eşribe 2, 3,
(1864,1867); Nesâî, Eşribe 23, 8, (298).
Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın,
şeytanın oltasıdır, dünya sevgisi her çeşit hatanın başıdır."
Rezin tahric etmiştir.
İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Üç kişi vardır, Kıyamet günü Allah onlara nazar etmez: Anne ve
babasının hukukuna riayet etmeyen kimse, erkekleşen kadın ve deyyûs kimse."
Nesâî, Zekat 69, (5, 81).
Yine Nesâî'nin bir rivayetinde Resûlullah şöyle buyurmuştur:
"Üç kişi vardır, cennete girmeyecektir: Anne babasının hukukuna riayet
etmeyen kimse; içki düşkünü olan kimse; verdiğini başa kakan kimse."
Nesâî, Zekat 69, (5, 81).